Çin dünyanın en kalabalık ülkesi olduğu gibi toprak genişliği ile de Doğu Asya'nın büyük bir alanını kaplıyor. Yaklaşık 1.2 milyar nüfusu ve 9.5 milyon kilometrekare toprağı var. Yerleşimin çok yoğun olduğu alanlar doğu ve güney kıyıları.
Benim ziyaret ettiğim Güney Çin Denizi kıyısındaki Guangdong bölgesi Çin üzerinde az bir alanı kaplasa da, Çin hakkında genel fikir sahibi olmama yardımcı oldu. Küçük alan diyorum ama bu bölgenin nüfusu bile 80 milyon kişi...
Seyahat öncesi en çok zorlandığım konu biraz şanssızlık, biraz da dikkatsizlik yüzünden vize alımıydı. Vize alabilmek için mutlaka ziyaret edilecek yerin belediyesi tarafından onaylanmış davet mektubunun aslı gerekli. İstanbuldaki Çin Konsolosluğu haftanın belli günleri çalışıyor. Vize alacağım günlerde araya giren 1 haftalık resmi tatilleri işi iyice uzattı. Ancak benim şanssızlığıma bakıp vize alım işlemini kafada çok büyütmemek lazım. Belgeleriniz tam olarak konsolosluğa başvurduysanız, vizeyi aynı gün içinde bile alabiliyorsunuz. Uçaklar genelde dolu olduğu için 1-2 ay önceden yer ayırtmakta fayda var.
Seyahat planımda önce Güney Kore olduğu için Çin gezisi yaklaşık 4 saatlik Pusan - Hong Kong uçuşu ile başlamış oldu. Çin vize istiyor ancak Hong Kong özel idaresi Türk vatandaşlarından vize istemiyor. Çin topraklarına Hong Kong üzerinden girebilmeniz için pasaportunuz ile Hong Kong'a giriş çıkış yapmanız gerekiyor. Herhangi bir vergi veya ücret almıyorlar. Para birimi olarak Hong Kong kendi para birimi olan Hong Kong dolarını, Çin ise Yuan kullanıyor. Değerleri birbirine oldukça yakın.
|
Çin'de kaldığım otel Hui Mei, ülkenin güneyindeki Dongguan şehrinin banliyosu Changping Town'da. Buraya Hong Kong'dan yaklaşık 1.5 saatlik hızlı tren yolculuğu ile ulaşabiliyorsunuz. Trenlerin konforu rahat bir yolculuk yapmak için yeterli. Havalar genelde bu bölgede sıcak olduğu için vagonlarda klima çalışıyor. Kısa süren yolculuğa rağmen sanki dünya değiştiriyorsunuz. Çin'de senelerdir baskın olan kominist rejim ile Hong Kong'un 1997 yılına kadar İngiliz yönetimi altında kalarak farklı bir misyon üstlenmesi, iki bölge arasında yaşam standartlarında ciddi farklılıklara sebep olmuş. Vize kontrolü Dongguan tren istasyonunda yapıldı. Zorlukla aldığım vizeye görevli polis memuru şöyle bir bakıp hemen mühürü vurdu. Otel odaları genellikle çok geniş ve her türlü konfora sahip. Maliyeti çok ucuz olduğu için diş fırçası, diş macunu, terlik, traş takımı gibi ürünler otel odasında hergün değiştiriliyor. Ayrıca konaklama fiyatları Avrupaya göre çok ucuz.
|
|
|
Dongguan şehri, Güney Çin Denizi'nin, Pearl Nehiri deltasında iki büyük ticari limana (Hong Kong ve Macao) çok yakın konumda. Bu yüzden Çin'in dışa açılan önemli kapılarından biri. Kuzeyinde hemen kapı komşusu sayılabilecek, Çin'in en önemli ve tarihi kentlerinden Guangzhou (Canton) bulunuyor. Guangzhou aynı zamanda Guangdong eyaletinin başkenti ve Türk iş adamları tarafından yılda iki kez düzenlenen ithal malları fuarı yüzünden oldukça iyi tanınıyor. Benim kaldığım Changping, ticari ve ekonomik bölgenin ortasında olmasına rağmen hala kendilerinden olmayanlara farklı gözle bakılan enteresan bir yer. Otele yerleştikten sonra kendi başıma çıkıp tur atmayı planlamıştım ama otelin kapısından ayağımı dışarı attığımda sanki insan seli üzerime yağmaya başladı. Bu duruma önce alışamamıştım ama sonra rahatsız olmamaya başladım.
|
Motosikletli taksiler sizi gördüğü anda karınca gibi başınıza üşüşüyor. Tam motosikletlilerden kurtuluyorum derken sanki yük taşıtacakmışım gibi gelen kamyonetler, otomobil taksiler ve ne istediklerini anlayamadığım devamlı sizinle Çince konuşan insanlarda cabası. Motosikletli taksiler ucuz olduğu için Çinliler tarafından tercih ediliyor. Mini etekli bir kızın bu motosikletlerin arkasına binip işine gitmesi oldukça sıradan. Gece çok geç saatlere kadar (2-3 gibi) şehirdeki kalabalık devam ediyor. Ama bu hareketlilik yalnızca ana caddelerde. Otelin penceresinden diğer taraflara baktığımda zifiri karanlık dikkatimi çekti. Meğerse bazı bölgelerde eskiden bizde olduğu gibi elektrik kesintisi uygulanıyormuş. Evde karanlıkta oturmak istemeyen herkes kendini sokağa atıyor.
|
|
|
Sokaklardaki kalabalık doğal olarak büyük bir pazarın oluşmasını da sağlamış. Aradığınızdan da fazlasını çevrede çok ucuza bulabiliyorsunuz. Aldığınız ürünün kalitesini anlamak için çok fazla beklemeniz gerekmeyebilir. Kendi kendine bozulması yada kırılması olağan. Özellikle porselen, tekstil, çanta, saat tarzı ürünler çok ucuz ama çok kalitesizde olabiliyor. Ben genelde çok ucuza DVD,CD almayı tercih ettim ve pişman olmadım. Özellikle müzik DVD'leri dil sorunu olmadığı için çok ideal. Fiyatları maksimum 2$ civarında. Aynı anda mağazada ses ve görüntüsünü izleyebiliyorsunuz. Sağlık için çok yararlı olan yeşil çay alınabileceklerden. Kendine has satış yerlerinde test için içip, beğendiğinizi paketletebiliyorsunuz. Satılan binlerce çeşit arasında en çok ilgimi çeken işportaya kadar düşmüş kesik bir kaplan koluydu. Zaten soyu tükenmekte olan kaplanın kolunun işportaya düşmesi çok acı geldi bana.
|
Çalışkan ve genç nüfus Çin'in yakın gelecekte daha güçlü bir ülke olacağının kesin kanıtı. Ucuz üretim şimdiden Çin mallarının dünyada çok büyük bir pazarı ele geçirmesini sağladı. Yasa ile Çinlilerin tek çocuk sahibi olmaları isteniyorsa da , kontrol mekanizması iyi işlemediği için rahatlıkla bu yasa deliniyor. Genel olarak Çinliler 30 yaşın altında evlenmiyorlar. Yaşlarını da fazla göstermiyorlar. Kolay kolay kilolu olanlarına da rastlanmıyor. Fotograftaki gibi yaşlıları sabah sporlarını aksatmıyor. İş sonrası yorgunluk atmak için ayak masajı yaptırmak çok yaygın. Çoğu otelde ve caddelerdeki bazı dükkanlarda ayak masajı yaptırabiliyorsunuz. Ayaktan sağlık tespiti de yapabiliyor Çinliler. Medikal anlamda çok gelişmişler. Eczaneler ilaçtan çok yüzlerce değişik doğal maddeler ile dolu. Zaten ilaçları da genel olarak doğal maddelerden yapılmış.
|
|
|
Dongguan ile Hong Kong arasındaki en önemli şehir Shenzhen. Shenzhen yirmi yıl öncesine kadar küçük bir köymüş. Hatta çoğu haritada hala ismi bile geçmiyor. Şu anda artık Hong Kong'a alternatif büyük bir metropol. Caddeler üzerine sıralanmış dev gibi gökdelenler, alışveriş merkezleri, dünya ve Çindeki yapıtların minyatürlerinin sergilendiği "Window of The World - Splendid China" ile tam bir şehir olmuş. Bu hızla giderse dünyanın en büyük şehirlerinden birisi olacağı kesin. Metronun ve bir çok gökdelenin inşaatı tüm hızıyla sürüyor. Hong Kong'a göre daha ucuz olduğu için yabancı yatırımcılar için çok cazip bir bölge. Hong Kong ile çok yakın komşu olmasına rağmen Shenzhen'e gidebilmek için mutlaka Çin vizesi gerekiyor. Aynı zamanda Shenzhen'e diğer şehirlerden Çinlilerin gelmesi de kontrol altında ve şehirin giriş çıkışları denetleniyor.
|
Shenzhen'de yapılmış gökdelenler arasında en yükseği fotograftaki Diwang Comm.Building. Birleşik iki kuleden oluşuyor. Tam 384 metre. Yakın bir gelecekte daha yükseklerinin de yapılacağı kesin. Bu binanın en üst katındaki "Meridian View Center" hem Shenzhen'i hem de çevresini görebileceğiniz en yüksek nokta. Açıkça söylemek gerekirse Shenzhen beni Hong Kong'dan çok daha fazla hayrete düşürdü. Hong Kong gibi dar alana sıkışmış değil, gökdelenler geniş caddelerin çevresine çok daha rahat dağılmış. Alan genişliğine rağmen trafik burada da çok büyük problem. Yapımı süren metro ileride bu problemi de çözecek.
|
|
|
Shenzhen sokakları hareketli. Özellikle merkezindeki çarşı ve civarı Avrupa şehirlerini aratmıyor. En büyük fark çarşıyı oluşturan sokaklar genellikle gökdelenler ve inşaatlar arasında kalıyor. Zaten kafanızı nereye çevirseniz inşaat halinde bir gökdelen görüyorsunuz. Çarşıda çoğu ürün yanıbaşındaki Hong Kong'a göre ucuz. Her türlü ürünü bulabiliyorsunuz. Pazarlık her yerde geçerli. En güzel mağazalarda bile hesap makinesi yardımı ile pazarlık yapabilirsiniz. Bazen yarı fiyatının altına bile inebiliyorlar. Yabancı fast food restoranları da bu civarda mevcut. Shenzhen Çin'in modern yüzünü tamamen gösteriyor. Changping' deki gibi yabancılara yiyecek gibi bakmıyor buradaki insanlar. Artık alışmışlar Çinli olmayanlara.
|
|
|
Bu kadar gelişmişliğe rağmen Shenzhen ile Changping arasındaki karayolu berbattı. Çinliler trafikte çok fazla korna çalıyorlar ve kurallara aynı bizim gibi fazla uymuyorlar. Ama dediklerine göre fazla kaza olmuyormuş. Hayret! Demiryolu daha fazla tercih ediliyor ve çok sık sefer var. Ayrıca daha güvenli ve hızlı. Çinden ayrılırken yine Changping'den hızlı trene binerek Hong Kong'a geldim. Çin diğer gittiğim ülkelere benzemiyordu. Hareketliliği, insanların yaşama sevinçleri, çalışkanlıkları ile beni oldukça etkiledi. Allahtan çok gezip , fotograflar çekmeme rağmen kötü bir olayla karşılaşmadım. Gelecekte mutlaka tekrar başka bölgelerine de gitmek istiyorum. Çin hakkında fazla fikri olmayanlara ve gidebilecekleri halde gitmeyenlere şu şekilde sesleniyorum.Gez dünyayı gör China'yı...(Gezi tarihi 2003 - Murat Tarman)
|